Osmanlı Devleti’nin askeri teÅŸkilatında mutfakKategori: Kemal KenarEklenme Tarihi: AÄŸu 15th, 2010Ekleyen: kemalusta2919
III. Selim döneminde (1789-1807) Osmanlı Devleti’nde Islahat Hareketleri’ne ordudan baÅŸlanmış,, Nizam-i Cedid adıyla yeni bir ordu kurulmuÅŸtur. Modern Türk ordusunun ilk çekirdeÄŸi sayılan bu üniformalı ordunun giderleri için Irad-ı Cedid adıyla ayrı bir hazine oluÅŸturulmuÅŸtur. II. Mahmud döneminde (1808-1839) ise Yeniçeri Ocağı kaldırılmış (15 Haziran 1826) ve yerine Asakir-i Masure-i Muhammediye adıyla ilk talimli ordu kurulmuÅŸtur. Tanzimat Fermanı’nın ilanından (1839) sonra askeri alanda geliÅŸmeler olmuÅŸ ve sonraki yıllarda Osmanlı Kara Kuvvetleri 1,2., 3. vs. gibi ordulara ayrılmıştır (2). Askeri güç olarak XVI. yüzyıldan itibaren geliÅŸme gösteren Osmanlı Deniz TeÅŸkilatı ise bahriye ve leventlerden meydana gelmiÅŸtir (3). Osmanlı Bahriyesi esas tersane ileri gelenleri olan sanatkarlar ile tersane halkı deÂnilen kaptanlar, reisler ve diÄŸer görevlilerden oluÅŸmuÅŸtur. Azeb ve levend gibi savaşçı askerler de bu sınıf içinde yer almıştır (4). Osmanlı imparatorluÄŸu ordusunda kara, deniz birlikleri veya görevlerine göre birliklere dağıtılan ikmal maddelerinde bugünkü anlamda bir ayırım yapılmamıştır. ikmal iÅŸleri, bir askeri harekat için birliklerin gereksinme duyduÄŸu ikmal maddelerinin tespiti, tedariki, depolanması, bakım ve dağıtımını içermektedir (5). 1. Osmanlı Devleti’nin kuruluÅŸundan Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasına kadar olan dönem (1299-1826) a. Barışta iaÅŸe: Kapıkulu Ocakları’nın beslenme ihtiyacı hükümet tarafından karşılanmamıştır. Erlerin yiyecekleri her ortanın (odanın) kendisi taÂrafından saÄŸlanmıştır. Kapıkulu askerleri, yevmiyeli, ulufeli (üç ayda bir verilen maaÅŸ) olduklarından her hafta, orta ve bölüklerin vekilharçları (iaÅŸe subayı) tarafından zamanın rayicine göre her erden para toplanarak bu parayla haftalık erzakı alınmıştır. Her odada ayrı kazan kaynatılarak askerlerin iaÅŸesi saÄŸlanmıştır (6). Kapıkulu askerlerinden olan yeniçerilerin sabah yemeÄŸi çorbadır. çorba çoÄŸunlukla kuru baklagillerden oluÅŸmaktadır. Ayrıca Yeniçeri Ocağı mutfaklarında et, pilav ve hoÅŸaf gibi geleneksel yemekler için de üç kazan kullanılmıştır (7). Görüldüğü üzere Yeniçeri Ocağı’nda yemek verme düzeni yani karavana usulü uygulanmamıştır(8). Osmanlı ordusunun büyük bir kısmını teÅŸkil eden eyalet askerlerinin iaÅŸesinden, tımar sahipleri sorumlu tutulmuÅŸtur. Bunlar dirliklerin gelirlerine göre, cebelü adetlerini tespit etmiÅŸler ve iaÅŸelerini de kendileri saÄŸlamışlardır (9). Osmanlı Deniz Kuvveti askerlerinin, leventlerin ve bahriyenin iaÅŸesi için İstanbul (Bebek), Gelibolu, Varna, Burgaz ve Kıbrıs’ta en az altı aylık ihtiyacı karşılayacak peksimet, erzak ambarlarında önceden hazır bulundurulmuÅŸtur. Leventlerin günlük ekmeÄŸi 200 dirhem ağırlığında bir çift ekmek olarak belirlenmiÅŸtir. Kumanya halinde olan gıda erzakı yaÄŸ, pirinç, zeytin, buÄŸday, mercimek, zeytinyağı, börülce, soÄŸan, sadeyaÄŸ, sirke olarak belirtilmiÅŸtir (10). b. SavaÅŸta iaÅŸe: Ordunun ana iaÅŸe maddeleri olan ekmeklik un ve sade un, sefer sırasında devlet tarafınÂdan karşılanmıştır. XVIIII. yy. sonlarına doÄŸru yiyecek maddeleri arasına kasaplık hayvan, sade yaÄŸ, bal da girmiÅŸtir. DiÄŸer iaÅŸe maddeleri, sefere gidilirken her orta ve bö-
Tanzimat’ın getirdiÄŸi yeniliklerle Osmanlı ordusunda büyük geliÅŸmeler olmuÅŸtur. Kara Kuvvetleri beÅŸ ordu halinde teÅŸkilatlandırılmıştır. Bu tarihten itibaren orduda iaÅŸe karavana usulü ile verilmeye baÅŸlanmıştır. XIX. yy. sonlarında seferde askerin iaÅŸesi ya ambarlardan ya da ağırlık ve nakliye katarlarında bulunan erzaktan veyahut Tekalif-i Harbiye yönetimi ile saÄŸlanmıştır. Seferde harekata baÅŸlandığı günden itibaren askeri kıtaların başında ‘yedek tayinat’ denilen bir miktar yiyecek bulundurulmuÅŸtur. Ayrıca askeÂrin üzerinde ve birlik ağırlıklarında bozulmayacak cinsten erzak ihtiva eden erzak kolları yer almıştır.Seferde et ihtiyacının saÄŸlanması, kadro ile ve özellikle bir piyade taburu veya beÅŸ bölüklü bir süvari alayına bir günlük gerekli olan miktar, bir sığır veya sekiz-on koyun; bir sahra topçu bataryasına 1/3 sığır veya iki koyun olarak hesaplanmış. ve bunlar canlı olarak verilmiÅŸtir. Ekmek ihtiyacını saÄŸlamak üzere her tümene ve bir kolordu topçusuna bir seyyar ekmekçi kolu baÄŸlanmıştır. GerektiÄŸinde eratın ekmeÄŸini kendisi yapması için küçük birliklerde saclar bulundurulmuÅŸtur. Askerlerin ambarlardan ve kollardan iaÅŸesi mümkün olmadığı zamanlarda “Tekalif-i Harbiye” sistemi (Harp yükümlülüğü) uygulanmıştır (12).1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi döneminde birinci sınıf ikmal maddelerinden yiyecek olaÂrak er başına dörder günlük demirbaÅŸ peksimet (ekmek yapılmadığı zamanlarda yedirilmek üzere ve özellikle donanmada ekmek yapılmadığında ordu ve donanma için ülkenin çeÅŸitli yerlerinde yaptırılan peksimetlerin çeÅŸitli mevki ve iskelelerde ikmali ön görülmüştür) tahsis edilip, her erin yanına verilmiÅŸ, ayrıca günlük kiÅŸi başına altıyüzkırk gram un, 320 gram et, 11 gram tuz hesaplanmıştır (13).Bir erin günlük beslenmesi için gerekli mikÂtar, 1. Dünya Savaşı döneminde 9600 gram ekmek, et olarak; 356 gram taze et veya yarısı kadar kavurma, pastırma, sucuk veya et konservesi; sebze olarak 86 gram pirinç, 10 gram yaÄŸ, 30 gram soÄŸan, 30 gram tuz, 1/4 kg ete karşılık nohut, fasulye gibi kuru sebzeler, patates veya sebze konservesi, yaÅŸ sebze olarak hesaplanmıştır. Buna göre bir erin tayini 3149 kalori olarak hesaplanmıştır. Ekmek verilmediÄŸi zamanlarda 600 gram peksimet, papara ÅŸeklinde verilmiÅŸtir. Et ise taze verilmekle birlikte savaÅŸta ve tatbikatlarda farklı bir uygulamaya tabi tutularak et istihkakının yarısı kavurma olarak verilmiÅŸtir. Erlere yemek dağıtımının yapılamayacağı hallerde kumanya verilmiÅŸtir. Bu kumanya günlük olarak; 600 gram peksimet, 160 gram zeytin, 80 gram soÄŸan, 32 gram sirke, 30 gram zeytinyağından oluÅŸmuÅŸtur (14). Askere verilen yemekler genellikle Türk mutfaklarında piÅŸen yemekler olup; bunlar sabah kahvaltılarında ekseriya çorba (mercimek, tarhana, kekikli yayla çorbası vb.) ÅŸeklinde verilmiÅŸtir. Öğle ve akÅŸam yemekleri klasikleÅŸmiÅŸ yemek çeÅŸitlerinden olan kuru fasulye, nohut, mercimek, makarna, bulgur pilavı, eriÅŸte, kapuska (lahana yemeÄŸi), patlıcan musakka, kabak yemekleri, ayran, cacık gibi yemeklerle; un helvası, lokma, sütlaç, bal, irmik helvası, aÅŸure, güllaç vb. gibi tatlılardan oluÅŸmuÅŸtur. Hafif ve ağır erzak kollarının ihtiyaca göre menzil ulaÅŸtırma kollarıyla veya savaÅŸ yükümlülüğü yoluyla halktan tedarik olunacak Araçlarla güçlendirilmesi planlanmıştır. Bu kollar büyük komutanların emrinde hareket eden bir iaÅŸe ambarı olarak düşünülmüştür (15). Yine 1. Dünya Savaşı döneminde (Çanakkale ve Gelibolu’da bulunan müstahkem mevki komutanlığı ve 2. Ordu’ya İstanbul dolaylarında 1. Ordu ile; İstanbul’dan geçen birliklerin beslenme ihtiyacı Levazım Dairesi BaÅŸkanlığı tarafından orduların bölgelerine iletilmiÅŸtir. Süt hulasası, sabun, gaz, §eker, çay, kahve, fındık, uzum, hurma, zeytinyağı, konserve Levazım Dairesi BaÅŸkanlığı’nca ordulara gönderilen yiyecek maddelerindendir (16). Osmanlı Devleti zamanında yemeklerin piÅŸirilmesinde seyyar mutfaklar da kullanılmıştır. Osmanlı Devleti zamanında kullanılan seyyar mutfaklarda bulunan malzemeler ÅŸunlardır; On araba ile piÅŸirme tertibatı (dört tekerlekli) PiÅŸirme tertibatı 170 litre hacminde bir yeÂmek kazanı (iç içe geçirilmiÅŸ iki kap arasına gliserin konulacak ÅŸekilde yapılmıştır.) Levazım teçhizat sandığı (arabanın arka tarafında bulunurdu) Levazım teçhizat sandığı içinde ise; 4 adet büyük kutu (çay, kahve, ÅŸeker, tuz), 6 adet tabak, 1 adet et kıyma makinesi, 1 adet balta, 1 adet bıçak, 1 adet masat, 1 adet gliserin doldurmaya mahsus huni, 1 adet 9.5 litre gliserin havi kap, 1 adet fener, 1 adet yakmaya mahÂsus gazyağı dolu ÅŸiÅŸe bulundurulmuÅŸtur (17). 3. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluÅŸundan günümüze kadar olan donemde askerin beslenmesi Cumhuriyet’in ilanından sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nde günün ÅŸart ve geliÅŸmelerine paralel olarak askerin iaÅŸesi ve beslenmesi için köklü deÄŸiÅŸiklikler yapılmıştır. 1952-60 devresinde, er yemeklerinde geliÅŸmeler olmuÅŸ, Amerikan kadroları göz önünde tutularak levazım sınıfı yeniden düzenlenmiÅŸtir. Eski tip mutfaklar, kazanlar, karavanaların yerini bugünkü modern kaplar ve porselen tabaklar almıştır (18). a. iaÅŸe usulleri Türk Silahlı Kuvvetleri’nin günümüzde besÂlenme (iaÅŸe) durumu önceki dönemlerden oldukça farklıdır. Modern Türk Silahlı KuvÂvetleri’nde personel istihkakları topluluÄŸun tümüne, görevleri ve bölge ÅŸartları göz önüne alınarak düzenlenmiÅŸtir. Türk Silahlı KuvÂvetleri’nde beslenme usulleri kazandan, çiÄŸden ve bedel ile olmak üzere üçe ayrılır. Kazandan beslenme Toplu piÅŸirme ve yedirme iÅŸlemlerine veriÂlen addır. Bu tip beslenme; saÄŸlıklı ve dengeli beslenmeyi saÄŸlamaktadır. çiÄŸden beslenme Birliklerin özellikle arazi tatbikatlarında ve seferde uyguladıkları bir usul olup; merkezde veya kendi olanakları ile çiÄŸden verilip piÅŸirilerek personele dağıtılmasıdır. Ayrıca, kışın, yolları uzun sure kapalı olan, ulaşım olanağı bulunmayan bölgelerde uygulanmaktadır. Bedel ile beslenme Görevleri icabı kazandan yedirilemeyen perÂsonele besinlerin çiÄŸ olarak verilmesi hallerinde verilen tayin bedelidir. Diger bir deyiÅŸle personele verilen nakittir. b. Normal er istihkakı 14 Eylül 11930 sayılı Tayinat ve Yem Kanunu’na göre belirlenmiÅŸ, ancak daha sonraki yıllarda geliÅŸtirilmiÅŸ. esaslara göre normal er istihkakı günümüzdeki son ÅŸekli şöyledir.
Kuru ve yaÅŸ, sebze 300 Müslümanların kutsal aylarından olan Ramazan ayında erat kendi isteÄŸi ile ve görevi elveriÅŸli ise oruç tutabilmektedir. Bu takdirde yukarıdaki miktarlarda bazı deÄŸiÅŸiklikler yapılmaktadır. Oruç tutan personele sabah kahvaltısı ve öğle yemeÄŸi sahur yemeÄŸi olarak verilmekte, akÅŸam yemeÄŸini ise oruç tutanlar ve tutmayanlar birlikte yemektedirler Ayrıca 1977 yılında çıkarılan 2029 sayılı Özel Beslenme Kanunu’na göre barış,ta ve savaÅŸ,-ta açılacak komando, sualtı taarruz ve savunma timleri, derin su dalgıçları yetiÅŸtirme kursuna katılanlara deÄŸiÅŸik rasyon uygulanmaktadır. Tayinat ve Yem Kanunu gereÄŸince tren ve gemiyle yolculuk yapacak askerlere kumanya verilmektedir Erlere verilen günlük istihkaklar kullanılarak mevsimine göre yemek yapılmaktadır. Bugünkü Türk mutfağında mevcut olan yemeklerin büyük çoÄŸunluÄŸu eratın yemek listelerinde yer almaktadır. Yemeklerde çeÅŸitli çorbalar, makarna çeÅŸitleri, hububatlardan yapılan yemekler (nohut, mercimek, kuru fasulye, pilav, bulgur vb.) sebze yemekleri (taze fasulye, patlıcan, semizotu, ıspanak, kabak, lahana), mevsim salataları, tavuk, hindi ve et kızartmaları, mevsim meyveleri, sütlü ve hamur tatlıları bulunmaktadır. C.DemirbaÅŸ yiyecek istihkakları: Birlikte gerekli görülen durumlarda iki günlük demirbaÅŸ yiyecek verilir. DemirbaÅŸ, yiyecek tablosu aÅŸağıda olduÄŸu gibidir. Cinsi 1. gün (gr.)  2. g[in (gr.) Peksimet                      450               450 ZeytinyaÄŸlı                     200 barbunya pilaki ZeytinyaÄŸlı kuru fasulye  —                        200 ya da z.yaprak dolma Et konserve                    200               200 Marmelat                       100                100 Uçucu personel için demirbaÅŸ, erzakı günlük 4000 kaloriden aÅŸağı olmayacak ÅŸekilde cetvellerde tanzim edilir. Bundan baÅŸka hastaların iaÅŸesi (beslenmesi) özel kanunlarla düzenlenmiÅŸtir. Ayrıca askeri öğrencilerin, Harekatta, manevra ve tatbikatlarda personelin beslenmesi yine özel kanunlarla belirtilmiÅŸtir. d. Seferi erzak stokları Birlikler herhangi bir zamanda ve yerde seferber olabileceÄŸinden her birlik 30 günlük iaÅŸe maddelerini stoklamak zorundadır ve barışta Genelkurmay BaÅŸkanı’nın emri olmadıkça seferi stok iaÅŸe maddeleri hiçbir surette sarf edilemez. Seferi stoklar hesaplanırken bir erin günlük sarf edeceÄŸi iaÅŸe maddesi baz olarak alınır (19). Notlar:
2. Abdülkadir özcan, “Osmanlı Askeri TeÅŸkilatı”, Yen! Türkiye, Sayı 31, İstanbul, Ocak 2000, sf.578-581. 3. Cumhuriyetimizin 75. Yılında Türk Silahlı KuvÂvetleri, Gnkur. ATASE BaÅŸkanlığı Yayını, Ankara, Gnkur. Basımevi, 1998, sf. 58. 4. a.g.e. sf. 581. 5. Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi Osmanlı Devri, III. 6. Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi ikinci Viyana KuÅŸatması’ndan Nizam-i Cedidin TeÅŸkiline Kadar Olan Devre (1683-1793), III. cilt, 4. kısım, Gnkur.
8. İsmail Hakkı Uzun çarşılı, Osmanlı Devleti TeÅŸkilatından Kapıkulu Ocakları-l, Ankara, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1943, sf. 254. 9. Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi, III. cilt, 4. kısım,sf. 162. 10.   Mustafa Cezar, Osmanlı Tarihi’nde Leventler, İstanbul, 1965, sf. 177-178.
Metro Gastro dergisi TSK Genelkurmay Başkanlığı ile 2. Zırhlı Tugay Nurettin Baransel Kışlası’na ve Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesine teşekkür eder.
(Kaynak Metro Gastro dergisi)
Konu Yazari: kemalusta (Kemal Kenar) ... Yorum Yap |
Ayni Kategoriden Haber
Kategori: Kemal Kenar
Son Yazılar
Son Yorumlar
GiriÅŸ yap |